Institute of Banking and Insurance

Institute of Banking and Insurance

İslami Bankacılık ve Finans

           Finans sektörü 2008 küresel krizinin ardından yeniden şekillenmeye başlamış ve büyük bir mimari yapılanma sürecine girmiştir. Son dönemlerde varlık fiyatlarının serbest piyasa koşullarında arz ve talep miktarına göre belirlenmesini öngören klasik iktisadi ekol etkinliğini yitirmeye başlamıştır. Sermaye birikiminin fazla olduğu gelişmiş ülke ekonomileri dahi küresel kriz sürecinde bilgi asimetrisine bağlı olarak ortaya çıkan ahlaki riziko ve ters seçim nedeniyle finans sektöründe sistemik riskleri yönetememiş ve sektör kırılgan hale gelmiştir. Diğer yandan finansal kurumların gelişiminin ekonomik kalkınmayı olumlu yönde etkileyeceğine ilişkin yaygın kanı, finans sektöründe başlayan krizin reel ekonomiyi etkisi altına alması nedeniyle derinden sarsılmıştır. Finansal kurumların ve piyasa aktörlerinin taşıdıkları sistemik risklerin yönetilebilmesinin yanı sıra izlenmesi ve kontrol altında tutulması için düzenleme ve denetimin gerekliliği de küresel ölçekte tartışılmaya başlanmıştır.

            Finansal sektörden reel sektöre parasal aktarım mekanizmasının iyi işleyebilmesi için alternatif finansal sistemlere; piyasa, kurum ve araçlara duyulan ihtiyaç küresel krizle birlikte artmıştır. Bu çerçevede, faizsiz finans olarak da tanımlanan “İslami Finans”, varlığa dayanan ve risk paylaşımını esas alan yapısıyla bir yandan sistemik risklerin azaltılmasında, diğer yandan finans sektöründen reel ekonomiye parasal aktarımın gerçekleşmesinde alternatif bir kurumsal yapı olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca İslami finansın, bir varlığa dayalı olarak ihraç edilen finansal araçlar ile aşırı belirsizliği ve riskleri azaltabileceği, faiz karşıtlığına karşı, dürüstlüğü, şeffaflığı ve risk paylaşımını teşvik ederek, gelirin yeniden dağıtılmasını sağlayabileceği ve ekonomik büyümeyi önemli ölçüde destekleyebileceği düşünülmektedir.

            Günümüzde körfez ülkelerinin fon büyüklüklerinin fazla olması yanında Müslüman nüfusun ağırlıklı olduğu bu bölgede İslami finansal ürün ve hizmetlerine talebin fazla olduğunu gösterse de, sadece Müslüman ülkelerde faizsiz finans prensipleri altında çalışan finansal kurumlar bulunmamakta, aynı zamanda Batı ülkelerinde de konvansiyonel finans kuruluşları İslami finansal ürün ve hizmetleri sunmaktadır. Konvansiyonel finansa oranla İslami finans henüz emekleme aşamasındadır.  Dünyada İslami finans sektöründe oluşturulmuş finansal varlıklar toplamı 2013 yılında 2 trilyon ABD dolarını aşmıştır. Son on yıl içerisinde yıllık yüzde 12,5 büyüyen İslami finansın 2020 yılında da yaklaşık 6,5 trilyon ABD dolar hacme ulaşacağı tahmin edilmekte, söz konusu durum ise İslami finansın taşıdığı potansiyele işaret etmektedir. Dünya genelinde 38 milyon kişi İslami bankacılık ürünlerini kullansa da aslında sektörün mevcudun beş katı potansiyeli olduğu düşünülmektedir. Özellikle gelişmekte olan ekonomilerde önemli payı olan küçük ve orta boy işletmelerin (KOBİ) finansal kaynaklara erişimde zorluk yaşadıkları düşünüldüğünde, İslami finans kurumlarının sağlayacakları finansal araçlar ile KOBİ’lere önemli ölçüde destek olabilecekleri düşünülmektedir.

            Türkiye’de finansal sistem bankacılık ekseninde gelişmekte, ülkede faaliyet gösteren katılım bankalarının varlıkları ise tüm bankacılık sektörü içerisinde yüzde 6 pay almaktadır. İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Projesi çerçevesinde bölgesel ve küresel bir çekim merkezi olma yolunda ilerleyen Türkiye’nin, İslami finansın gelişimi açısından da yapması gerekenler oldukça fazladır. Bir yandan İslami finansın ana unsurları olan araç ve kurumların gelişimi ve çeşitliliği önem kazanmakta, diğer yandan sermaye piyasalarında İslami finans esaslarına uygun ürünlerin ve bu ürünlere yatırım yapacak kurumsal yatırımcı tabanının geliştirilmesi gerekmektedir. Küresel gelişmeler çerçevesinde hem dünya hem de Türkiye genelinde İslami finansın büyümesi için uygun bir konjonktürün olduğu görülmektedir.

            İslami finansın ülkemiz ve dünya ekonomilerindeki beklenen gelişim potansiyeli dikkate alındığında, bu kesimde istihdam olanağının ve eğitimli personel ihtiyacının artması beklenmektedir. Açılması önerilen “İslami Bankacılık ve Finans” lisansüstü programının öncelikli amacı sektörün ihtiyacı olan uzman, uygulayıcı ve araştırmacıların yetiştirilmesi ile istihdama katkı sağlayarak finans sektörüne derinlik kazandırmaktır. Bu çerçevede İslami finansal kurumların ihtiyacı olan yenilikçi ürünlerin ve süreçlerin tasarımı ve geliştirilmesine yardımcı olunarak eğitimli personel ihtiyacı karşılanacaktır. Ayrıca İslami Bankacılık ve Finans Programında uygulanacak eğitim modeli ile öğrencilere bir yandan İslami bankacılık ve finansın temel prensip ve uygulamalarının açıklanması, diğer yandan akademik bilgi aktarım ve paylaşımının gerçekleştirilmesi ve analitik düşünme yeteneğinin kazandırılması hedeflenmektedir. Hem konvansiyonel hem de İslami finansa bağlı işleyen sistemlerde multidisipliner bir eğitim anlayışı ile finans, ekonomi, hukuk, işletme, ekonometri, ilahiyat ve mühendislik alanlarını kapsayıcı bir anlayış geliştirilecektir. Öğrencilere İslami finansal kurumların gelişimi ve sektör içindeki paylarının arttırılması için yeni ürünler, risk yönetimi ve sermaye piyasaları konularında yetkinlik kazandırılacaktır.

            Üniversitemiz; Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü bünyesinde Bankacılık Anabilim Dalı’na bağlı olarak kurulacak olan “İslami Bankacılık ve Finans” Yüksek Lisans Tezli ve Tezsiz Programı ile Enstitü’nün 1987 yılından beri Üniversitemiz bünyesinde kendi adıyla Türkiye’de ilk kez lisansüstü alanda (Doktora-Yüksek Lisans) eğitim vererek kanıtladığı tecrübesini yeni bir alanda uygulama imkânı bulacaktır. Enstitü’nün 1987 yılından günümüze kadar geçen 28 yılda Türk finans sektörüne yetiştirdiği üst düzey yöneticiler ve uzmanlarla sağladığı katma değer gerek Üniversitemiz gerekse Enstitümüz için büyük bir gurur vesilesi olmuştur. Bu birikim ile Üniversitemiz, Enstitü ile aynı adı taşıyan ve lisansüstü eğitimin altyapısını oluşturarak lisans eğitimi veren Bankacılık ve Sigortacılık Yüksekokulu’nun 1995 yılında kuruluşunu gerçekleştirmiştir. Enstitü bugüne değin edindiği engin tecrübe ve birikimleri ile yetiştirdiği yüzlerce üst düzey yönetici ve akademisyenler sayesinde Türk finans sektöründe yeni emeklemeye başlayan, ancak gelişmiş finans piyasalarında etkin işleyen İslami bankacılık sisteminin Devlet Üniversitesi bünyesinde akademik gelişimini sağlayarak finans sektörüne birikimli, iyi yetişmiş yönetici yetiştirmeyi ve İslami bankacılığın sektör payını genişleterek rekabet gücünü arttırmayı hedeflemektedir.